15 Aralık 2017

Cinsel İşlev Bozuklukları

Cinsel işlev bozukluklarında hazırlayıcı etkenler Cinsel eğitimin yetersizliği Cinsel mitler Tutucu ortamda büyüme Yetersiz cinsel deneyim Yaşam biçimi Bozuk aile ilişkileri Kişilik özellikleri Travmatik cinsel deneyimler Psikoseksüel roldeki güvensizlik İntrapsişik dinamik nedenler Cinsel işlev bozukluklarında başlatıcı etkenler Bedensel hastalıklar Depresyon ve diğer psikiyatrik bozukluklar İlaçların yan etkileri Alkol ve madde kullanımı Abartılı performans beklentileri Gebelik, doğum ve laktasyon İlişkide yaşanan sorunlar Yaşlanma Sadakatsizlik Eş kaybı Partnerdeki cinsel işlev bozukluğu ETİYOLOJİ – 3 Cinsel işlev bozukluklarında sürdürücü etkenler Performans anksiyetesi İlişkide […]
15 Aralık 2017

Biz Çocukken Çok Utandırıldık….!

Cinsel işlev bozuklukları üzerine, yazıyoruz, çiziyoruz, okuyoruz. Ama bu ne demektir, nerden gelir, problemin kaynağı nedir belki de bir çoğumuz bilmiyoruz…. Bu gün bir arkadaşım “evlenip de o işi beceremeyenleri anlayamıyorum” dedi (cinsel ilişkiye girememek). Anlatılmaz, anlaşılmaz, yalnızca yaşanır. Bunu ancak o sorunu yaşayanlar anlayabilir herhalde. Toplumumuzun önemli bir oranı cinsel işlev problemi yaşıyor. Erkeklerde ereksiyon (sertleşme) ve erken boşalma problemleri, kadınlarda; ağrılı cinsellik, vajinismus gibi problemler her geçen gün daha da sık karşımıza çıkmaya başladı. Danışanlarımıza bu problemin çocukluktan […]
15 Aralık 2017

Ayıpsa, Yasaksa, Günahsa…

Bilindiği gibi evlendikten sonra daha yasal bir boyuta giriyor seks yapma olgusu, ancak evlenene kadar birçok bireyin zihni doğru cinsel bilgiler yerine; ayıp, yasak, günah gibi kavramlarla dolduruluyor. Evlenene kadar zihninde sürekli bununla yaşayan bireylerin evlendikten sonra cinsel problem yaşamaları çok da sıra dışı görünmüyor. İnsan cinsel bir varlık olarak doğuyor aslında ve yaradılışının gereği olarak da cinselliği yaşamak istiyor. Bir başkasıyla cinselliği paylaşmanın en sevgi dolu ve keyifli yolu seks yapmaktır. Peki, insan neden seks yapar? Seks yapmanın amaçları […]
21 Kasım 2017

Yalnızlaşan Ruh, Yalnızlaşan Beden ve Yalnız İnsan

Özellikle kentleşmenin yoğun olduğu bölgelerde insan ilişkilerinin daha zayıf ve güvensiz olduğunu görürüz tabi bunun yanı sıra sosyal medya bağımlılığı artmakta ve insan ilişkileri azalmaktadır. Çocukların bilgisayar bağımlısı, ailelerin sosyal medya bağımlısı ve ilişkilerin çok daha yüzeysel olduğu bir toplum olma yolunda hızla ilerliyoruz. Sizce kaç kişi aynı asansörde birbirinin yüzüne bakıp selam veriyor, kaç kişi sitesinde oturan insanları tanıyor, kaç kişi bir araya gelmek için çaba harcıyor? İNSANLAR SOSYALLEŞME VE İLİŞKİ İHTİYACINI SOSYAL MEDYADAN KARŞILIYOR… Güvensiz çevre ve dış […]
21 Kasım 2017

Travma

Travma dediğimizde ilk akla gelen kaza, kayıp, afet gibi büyük olaylardır, peki yıllarca içimizde barındırdığımız, çocukluk döneminden kalma bir suçlayıcı bakış, dışlandığımızı hissettiğimiz bir an bir hastane olayı, aile içi sözel ya da fiziksel şiddet, bir hayvan korkusunun hayatımıza olan etkisi neyle anlamlandırılır sizce? Travma canlı üzerinde beden ve ruh acısından önemli ve etkili yaralanma belirtileri bırakan yaşantıdır. Ruhsal travma kapsamına fiziksel ve duygusal tacizler (dövülme,gasp olayları,çocukluk cağından beri süregelen sevgisiz ortam, sağlık,eğitim ,barınma ve beslenme gereksinmelerinin karşılanamaması gibi), cinsel […]
21 Kasım 2017

Sosyal Fobi Tanı ve Tedavisi

“Hayat ileriye doğru yaşanır ama geriye doğru anlaşılır.” Søren Kierkegaard Fobi “korku” demektir. Yunanca kökenli bir kelimedir. Psikolojide gerçekçi olmayan, akıl dışı ve aşırı korkular için kullanılır. Utanç verici bir duruma düşmekten, eleştirilmekten, reddedilmekten, beğenilmemekten, onaylanmayacak bir davranışta bulunmaktan, alay edilmekten, rezil olmaktan, olumsuz olarak değerlendirilmekten duyulan korkuya “sosyal fobi” denir. Anksiyete yani kaygı bozukluklarından biridir ve “sosyal kaygı bozukluğu” olarak da isimlendirilir. Sosyal fobinin temelinde “onaylanmama korkusu” vardır ve “başkaları ne der?” sorusu arttıkça sosyal fobiye yatkınlık da artar. […]
21 Kasım 2017

Sınırda Kişilik: Borderline

Kendinizi anlatırken, “ya çok iyiyimdir ya çok kötüyümdür” der misiniz? Duygularınızda ve ilişkilerinizde kronik bir karmaşa mı var? Belki de siz “Borderline” yani “Sınırda Kişilik” olabilirsiniz. Kadınlarda daha çok görülen sınırda kişilik sorunu narsisistik yapının kardeşidir. “Borderline” veya “Sınırda Kişilik” sorunun yoğunlukla kadınlarda görülüyor. Duygularında karmaşa olan, düşünceleri ve davranışları bazen iyi bazen kötü olan kişiler borderline tanımına uygundur. Bu iyilik ve kötülük hali adeta cennet ve cehennem kadar katı ve nettir. Duygularda, insan ilişkilerinde, davranışlarda dengesizlik ve aşırı kaybetme korkusu yoğun olan bu kişiliklerde duygular, […]
20 Kasım 2017

Ruhunuza ve Bedeninize İyi Bakın

Ruhu ısıtan ve insana pozitif enerji yükleyerek yüzünü güldüren güneş ışınlarının yokluğu nedeniyle, insanlar da mevsimsel depresiflik belirmeye başladı bile. Kış mevsiminde günlerin kısalması, güneş ışınlarının azalması ve insanların zorunlu olarak kapalı ortamlarda kalması insan psikolojisi üzerinde negatif etki bırakıyor. Özellikle kadınları etkisi altına alan kış depresyonu sonucu dinlenemeyen, uykusunu alamayan, kendini karamsar hisseden kadınların cinsel isteği zamanla azalabiliyor. DEPRESYON VE CİNSEL İSTEKSİZLİK BİRBİRİNİ TETİKLİYOR… Kış depresyonu ile birlikte gelişen cinsel istek azalması uyarılma ve orgazm sorunlarını da beraberinde getirebiliyor. Kadın partneriyle […]
20 Kasım 2017

Panik Atak ve Tedavisi

Danışan: “Evlenmek üzereydim, eşimi ailemle tanıştırmaya götürmüştüm ve ilk atak beni şehirler arası otobüste yakaladı. Bir şeylere konsantre olmaya çalışıyordum fakat yavaş yavaş kontrolü kaybettiğimi hissettim. Kalkıp su içmek iyi bir fikir gibi geldi, kalktım koltuktan otobüsün koridorunda arkaya doğru ilerledim birden bire her şey yok olmaya başladı, kalp atışlarım hızlandı, ter boşaldı ve ben ölüme yaklaştığımı hissettim. İnanılmaz bir daraltı, ölüm korkusu ve nefes darlığı vardı. Kız arkadaşıma otobüsü durdurmasını söyledim, gittikçe her şey fluleşiyor anlamını yitiriyordu. Deliriyorum zannettim”. “Daha […]