Sosyal Fobi Tanı ve Tedavisi
21 Kasım 2017
Yalnızlaşan Ruh, Yalnızlaşan Beden ve Yalnız İnsan
21 Kasım 2017

Travma dediğimizde ilk akla gelen kaza, kayıp, afet gibi büyük olaylardır, peki yıllarca içimizde barındırdığımız, çocukluk döneminden kalma bir suçlayıcı bakış, dışlandığımızı hissettiğimiz bir an bir hastane olayı, aile içi sözel ya da fiziksel şiddet, bir hayvan korkusunun hayatımıza olan etkisi neyle anlamlandırılır sizce?

Travma canlı üzerinde beden ve ruh acısından önemli ve etkili yaralanma belirtileri bırakan yaşantıdır. Ruhsal travma kapsamına fiziksel ve duygusal tacizler (dövülme,gasp olayları,çocukluk cağından beri süregelen sevgisiz ortam, sağlık,eğitim ,barınma ve beslenme gereksinmelerinin karşılanamaması gibi), cinsel tacizler, doğal afetler (deprem, sel, fırtına , gibi),yangınlar , trafik kazaları, savaşlar ,çatışmalardan etkilenmek girmektedir.

Ruhsal bir travmayı izleyerek bazı kişilerde önce akut stres bozukluğu bazı kişilerde de bunun sonrasında travma sonrası stres bozukluğu ya da diğer adı ile post travmatik stres bozukluğu dediğimiz bir durum gelişebilmektedir.

Akut stres bozukluğu

Travma oluşumundan sonraki ilk 1 aylık sure içinde gözlenir. Kişi aşağıdaki iki belirtinin olduğu travmatik bir yaşantıdan geçmiştir:

A–  1) Gerçek bir hayat kaybı,olum ya da olum tehdidi, ağır bir yaralanma ya da kendisinin ya da başkasının fizik bütünlüğüne yönelik bir tehdit olayını yasamış, tanık olmuştur.
2) Kişi aşırı korku,çaresizlik ya da dehşete düşme seklinde tepkiler göstermiştir.

B-Kişi bu olayı yasarken ya da yasadıktan sonra dissosiyatif belirtiler dediğimiz aşağıdaki belirtilerden en az ucunu yasamıştır.
1)Uyuşukluk, dalgınlık,duygusal tepkisizlik,donukluk hiç birsek hissetmiyorum, ne ağlamak ne gülmek geliyor içimden sadece bir noktaya bakıp,dalıyorum
2)Çevrede olup,bitenlerin farkına varma halinde azalma etrafımdan habersizim,kim geldi,kim gitti,kim ne dedi bilmiyorum
3)Çevreyi olduğundan farklı,yabancı,değişik algılama (derealizasyon) burası sanki benim odam,yatağım değil,sanki boşluktayım,yasadıklarım gerçek değil
4)Kendini olduğundan farklı ,yabancı algılama (depersonalizasyon) “sanki kendimi dışarıdan izliyorum,ellerim sanki benim ellerim değil,
5) Dissosiyatif amnezi dediğimiz ,travma öncesi,esnası veya sonrasına ait olayları hatırlayamama ne olduğunu,ne yaptığımı bilmiyorum,kimlerle konuşmuşum,nerelerden geçmişim bilmiyorum, bir de baktım buradayım hatta simdi neredeyim bilmiyorum

C– Travmatik olayın kişinin gözünün önüne tekrar gelmesi, ister istemez düşünmesi,rüyalarda görülmesi, kabuslar,illüzyonlar (nesneleri korkutucu bir şekilde travmayla ilgili nesnelere benzetme,kalemleri bıçak gibi algılama seklinde), flashback dediğimiz sanki o olayı tekrar ayni şekilde yasıyor gibi hissetme hali,olayı hatırlatan şeylerle karsılaşınca kaygı duyma (TV.de seyredilen deprem görüntülerinde, çatışma ve savaş sahnelerinde fenalık hissetme,travma tik olayın yıl dönümlerinde huzursuzluk hisleri)

D- Travma ile ilgili hatıraları akla getiren uyaranlardan kaçınma (onları düşünmek,konuşmak,o duyguları hissetmek,o olayın benzeri etkinlikler, yerler ve kişilerden uzak durma)

E- Aşırı uyarılmışlık hali (uykuya dalmakta ve sürdürmekte zorluk çekme, huzursuz bir şekilde dolaşma, bir noktaya,konuya dikkatini verememe, en ufak bir sesten irkilme,yerinde duramama gibi)

Bu belirtiler kişide belirgin bir kaygıya yol açıp,toplum içinde, is yaşantısı, genel uğraşlarında belirgin bir bozulmaya yol açmaktadır.

Post Travmatik Stres Bozukluğu

Travma geçirmiş üç kişinin duygu ve düşünceleri;
”Kendimi çok kötü hissediyorum, huzursuz ve sinirliyim. Aslında ben bu değilim. Araba kazası altı ay önce oldu, ama hala arabaya bindiğimde kendimi güvende hissedemiyorum, o kadar korkuyorum ki, mümkün olduğunca yolculuk etmemeye çalışıyorum. Kaza anı kafamda tekrar tekrar canlanıyor, bir türlü kafamdan çıkaramıyorum, hatta geceleri kabus şeklinde, kazayı tekrar tekrar yaşıyorum. Bunlardan çok yoruldum artık.”

“Hayat hakkındaki görüşlerim değişti, neden bize oldu diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Ölen arkadaşımı kurtarmak için daha fazlasını yapabilirdim diye kendimi suçluyorum. O anı, tekrar tekrar yaşıyorum, ”keşke bunu yapsaydım”, ”keşke şunu yapsaydım” diye düşünüyorum…. bazen, çok moralsiz ve gergin oluyorum…bir türlü gevşeyemiyorum ve çok korkuyorum, ölebilirdim diye düşünüyorum,….. geleceği düşünemiyorum….., kendimi çaresiz hissediyorum…”

“Sınavı kazanamazsam hayatımın biteceğini düşünüyorum, bu benim son şansım diyorum, sınav esnasında kalp atışlarım yükseliyor, ellerim terliyor, öleceğimi düşünüyorum oysa bunun deneme sınavı olduğunu da biliyorum… çevremdeki herkesi başarılı kendimi başarısız hissediyorum”

Eğer, siz de travmatik bir olay yaşadıysanız, bunlara benzer duygularınız olmuş olabilir.

Travmatik olay; günlük olağan olayların dışında olan ve kişiyi derinden rahatsız eden bir olaydır. Birçok olay böyle bir etki gösterebilir. Bu, bir yangın, kaza, hırsızlık, saldırı, ölüm gibi travmatik bir olaya tanık olmak veya, birçok insanı kapsayan bir felaket veya sizi, arkadaşlarınızı veya ailenizi, kapsayan kişisel bir olay olabilir.
Travmatik bir olaydan sonra kişiler nasıl tepki gösterirler?

Travmatik bir olaydan sonra tecrübe edebileceğiniz duygulardan bazıları aşağıda verilmiştir. Genel olarak, kişilerin tepkileri aşağıdaki dört gurupta toplanabilir:

    • Travmayı kafanızda tekrar yaşamak.
    • Travmayla ilgili veya hatırlatan şeylerden kaçınmak.
    • Daha fazla gergin, huzursuz veya her zamankinden daha tetikte olmak.
    • Bunalımda olmak, ağlamak.

Bu duygulardan herhangi birini tecrübe edip etmediğinizi anlamak size yardımcı olabilir.

Travmayı kafanızda tekrar yaşamak

    • Kafanızda travmayla ilgili istenmeyen görüntüler veya anılar yaşamak (genelde bunlara geçmişe dönüş (flashback) denir).
    • Travma ile ilgili rahatsız edici veya sizi korkutan başka şeylerle ilgili rüyalar görmek.
    • Travmanın tekrarlandığını hissetmek – travmayı çok kuvvetli olarak, tekrar yaşamak.
    • Size travmayı hatırlatan olaylarla veya duygularla karşılaştığınızda, çok rahatsız, huzursuz olmak.
    • Size travmayı hatırlatan olaylar veya anılarla karşılaştığınızda, örneğin, kalp çarpıntısı, baş dönmesi gibi, rahatsız eden fiziksel tepkiler tecrübe etmek.

Travmayla ilgili olaylardan kaçınmak ve hissizleşmek

    • Travmayla ilgili düşünce, duygu ve konuşmalardan kaçınmak.
    • Size travmayı hatırlatan, yer, kişi ve olaylardan kaçınmak.
    • Travma ile ilgili şeyleri hatırlayamamak.
    • Hayata küsmek, çevrenizdekilerden ayrı hissetmek veya her zamanki duygularınızı hissedememek.
    • Normal bir geleceğinizin olmayacağını düşünmek – sanki ödünç alınmış bir zamanı yaşıyor gibi hissetmek.

Her zamankinden daha gergin ve huzursuz olmak

    • Kızgın veya huzursuz hissetmek.
    • Konsantre olamamak.
    • Uykuya dalmada zorluk çekmek.
    • Her zaman tetikte olmak ve kolayca korkmak.

Travma sonrası bunalımı bizi en az dört farklı şekilde etkileyebilir:

    • Ne hissettiğimizi.
    • Nasıl düşündüğümüzü.
    • Vücudumuzun nasıl çalıştığını.
    • Nasıl davrandığımızı.

Düzenli bir şekilde tecrübe ettiğiniz duyguların yanına bir çarpı işareti koymak, nasıl hissettiğinizi anlamanıza yardımcı olabilir:
Ne hissediyorsunuz?

    • Endişeli, rahatsız, huzursuz hissediyor, korkuyorsunuz.
    • Çok kötü bir şey olacakmış gibi hissediyorsunuz.
    • Gergin, kasılmış, uçurumun kenarında, karışıksınız.
    • Gerçek değilmiş gibi, tuhaf, hayalde gibi, herşeyden uzaksınız.
    • Bunalımdasınız.

Vücudumuzda neler olur?

Kalbimiz daha hızlı çarpar.

    • Göğsümüz sıkışır.
    • Kaslarımız gergin/kasılmış olur.
    • Yorgun, tükenmiş hissederiz.
    • Vücudumuzda ağrılar olur.
    • Başımız döner.
    • Panik oluruz.
    • Bunalım, moral bozukluğu olur.
    • Kızgın oluruz.
    • Ağlarız.

Nasıl düşünürüz?

    • Sürekli endişeleniriz.
    • Konsantre olamayız.
    • Geçmişe dönüş tecrübe ederiz, travma görüntüleri kafamızda canlanır.
    • Travma sebebi olarak kendimizi suçlarız.
    • Olayın tekrar olacağını düşünürüz.
    • Karar veremeyiz.
    • Pişmanlık, utanç veya kin duyarız.
    • Düşüncelerimiz karışır.
    • Sinirli veya huzursuz hissederiz.
    • Midemiz çalkalanır.
    • Uyku/kabus sorunumuz olur.
    • Ürkek oluruz.

Neler yaparız?

    • Aşağı yukarı dolanırız.
    • Bize travmayı hatırlatan şeylerden kaçınırız.
    • Oturup gevşeyemeyiz.
    • Kişilerden kaçınırız.
    • Tek başımıza kalmaktan kaçınırız.
    • Kişileri tersleriz ve huzursuz oluruz.
    • İlişkilerimizi bozarız.
    • Daha çok içki ve/veya sigara içeriz.
    • Başkalarına daha bağımlı oluruz.

Yaygın düşünceler

”Benim suçumdu”.
”Dağılıyorum”.
”Kalp krizi geçireceğim”.
”Bu olay beni kontrol ediyor”.
”Dayanamıyorum”.
”Bayılacağım”.
”Neden benim başıma geldi?”.
”Artık bir anlam bulamıyorum”.
Travmaya neden bu kadar yoğun tepki gösteriyoruz?

Travmanın, bizim üstümüzde duygusal olarak, bu kadar yoğun bir etki bırakmasının, birçok sebebi vardır.

1) Hayatın genelde bizim için belli bir şekli, anlamı ve amacı olması, ve korunur ve güvenli olması gibi, hayat hakkındaki temel inançlarımızı sarsar. Bizim kendimizle ilgili olan inancımız sarsılmış olabilir, kriz anında beklediğimizden veya istediğimizden çok farklı bir tepki vermiş olabiliriz.
2) Travma aniden ve habersiz gelir. Bu yeni duruma alışmak için zamanımız olmaz. Bu, genelde normal olarak yaşadığımız durumların çok dışında olan bir durumdur ve bu durumda neyle karşılaştığımızı veya nasıl hareket edeceğimizi bilemeyiz. Öleceğinizi hissetmiş olabilirsiniz, çevrenizdekiler ölmüş olabilir, ve siz şokta olabilirsiniz. Tehlike karşısında, travmaya sıkıca tutunursunuz, bu belkide, aynı tehlikeye tekrar düşmemek için, bir nevi savunma olabilir. Sonuç olarak, yukarıda tanımlanan, travma sonrası tepkilerini gösterebilirsiniz.

Travmayla nasıl çalışıyoruz?

EMDR (Göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden yapılandırma) tekniğiyle travmatik olay üzerinde özel bir çalışma yapıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: